Eski ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile olan ilişkisini değerlendirerek, başkanlığı döneminde ikili ilişkilerinin “çok iyi” olduğunu ve Şi’ye güvendiğini belirtti. Bu açıklamalar, Trump’ın sosyal medya platformu X’in sahibi Elon Musk ile yaptığı görüşmenin ardından geldi ve küresel siyasette dikkatleri yeniden ABD-Çin ilişkilerine çevirdi.
Trump, “O çok iyi bir adam. 1.4 milyar insanı demir yumrukla yönetiyor ama o çok iyi bir adam,” ifadelerini kullanarak Çin liderine yönelik kişisel takdirini dile getirdi. Bu sözler, Trump’ın uluslararası diplomasiye kendine özgü yaklaşımını ve güçlü liderlerle kişisel ilişkilerine verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi.
Trump’ın Şi Jinping İle İlişkisine Dair Açıklamaları
Donald Trump, başkanlık görevi sırasında ve sonrasında birçok kez Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile kişisel ilişkisinin güçlü olduğunu vurgulamıştır. Son açıklamalarında da bu tutumunu sürdürdü:
- Kişisel Bağ Vurgusu: Trump, Şi Jinping ile “çok iyi bir ilişkimiz vardı” diyerek, “O benim için, ben onun için vardım ve her zaman çok iyi anlaştık” sözleriyle kişisel uyumlarına dikkat çekti.
- Güven Beyanı: Eski başkan, Çin liderine güvendiğini açıkça ifade etti. Bu güven beyanı, siyasi gözlemciler arasında tartışmalara yol açabilir, zira Trump yönetimi Çin’e karşı sert ticaret politikaları izlemişti.
- Liderlik Tanımı: Şi’yi “demi yumrukla yöneten iyi bir adam” olarak tanımlaması, Trump’ın otokratik liderlere yönelik zaman zaman sergilediği hayranlığın bir yansıması olarak yorumlanabilir.
Geçmişteki İlişkiler ve Ticaret Savaşları
Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile kişisel ilişkisinin “çok iyi” olduğu yönündeki söylemleri, ABD’nin Çin’e karşı uyguladığı agresif ticaret politikalarıyla sık sık çelişiyordu. Trump yönetimi, Çin’e milyarlarca dolarlık gümrük vergileri uygulamış, fikri mülkiyet hırsızlığı ve haksız ticaret uygulamaları gibi konularda sert eleştiriler yöneltmişti. Ayrıca, COVID-19 pandemisi sırasında virüsü “Çin virüsü” olarak adlandırarak Çin’e yönelik tepkileri artırmıştı.
Bu gerilimli dönemlere rağmen Trump, Şi Jinping ile olan şahsi diyaloğunun güçlü kaldığını her fırsatta belirtmiştir. Örneğin, görev süresi boyunca Şi’yi “muhteşem bir lider” olarak nitelendirmiş ve onunla anlaşmalar yapma potansiyelinden bahsetmiştir. Bu durum, Trump’ın devletler arası ilişkilerde liderler arasındaki kişisel kimyaya ve doğrudan görüşmelere ne kadar önem verdiğini göstermektedir.
Trump’ın bu son açıklamaları, 2024 ABD başkanlık seçimlerine aday olması durumunda Çin politikasına yönelik sinyaller olarak da değerlendirilebilir. Eski başkanın Çin liderine yönelik olumlu sözleri, gelecekteki bir Trump yönetiminin Çin ile nasıl bir yaklaşım sergileyebileceği konusunda farklı yorumlara yol açmaktadır.

