Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin, 2018 yılında tartışmalı açıklamalarıyla bilinen Nureddin Yıldız’ı protesto etmeleri nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “kamu hizmetini engelleme” suçlamalarıyla yargılandıkları davada karar açıklandı. Mahkeme, öğrencilerin bu ağır suçlamalardan beraat ettiğine hükmetti. Karar, protesto hakkı ve ifade özgürlüğü bağlamında önemli bir emsal teşkil ediyor.
İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, toplam 9 öğrencinin “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “kamu hizmetini engelleme” suçlarından beraatine karar verilirken, bazı öğrencilere “üniversite malına zarar verme” iddiasıyla ilgili disiplin cezaları verildi. Yargılama süreci yaklaşık altı yıl sürdü ve öğrenci hareketleri açısından dikkatle takip edildi.
Boğaziçi Protestosunda Hukuki Süreç Tamamlandı
Olayın Geçmişi: 16 Mart 2018 Protestosu
Davanın kökeni, 16 Mart 2018 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü’nde yaşanan olaylara dayanıyor. Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız, daha önce yaptığı “çocuk yaşta evlilik”, “kadınların rolü” gibi konulardaki açıklamalarıyla kamuoyunda geniş tartışmalara yol açmıştı. Yıldız’ın üniversitede bir konuşma yapacağının duyulması üzerine, bir grup Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi duruma tepki gösterdi. Öğrenciler, kampüs içinde “Nureddin Yıldız Boğaziçi’ne giremez” yazılı pankartlar açarak Yıldız’ın konuşmasını protesto etti.
Soruşturma ve Tutuklamalar
Öğrencilerin protestosu sonrasında Boğaziçi Üniversitesi yönetimi tarafından şikayette bulunuldu. Olayın ardından çok sayıda öğrenci gözaltına alındı ve aralarından bazıları tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öğrenciler hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”, “kamu hizmetini engelleme”, “görevli memura mukavemet” ve “üniversite malına zarar verme” gibi suçlamalarla dava açıldı.
Mahkeme Süreci ve Savcılık Mütalaası
Dava, ilk duruşması 23 Kasım 2018 tarihinde olmak üzere uzun bir yargılama sürecine sahne oldu. Yargılama boyunca öğrenciler ve avukatları, eylemlerinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu ve herhangi bir suç unsuru taşımadığını savundu. Son duruşmada, savcılık esas hakkındaki mütalaasında öğrencilerin “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “kamu hizmetini engelleme” suçlarından beraatini talep etti. Savcılık, eylemin şiddet unsuru içermediğini ve protesto hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Karar Açıklandı: Beraat ve Uyarı Cezaları
- “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik” Suçundan Beraat: Mahkeme, 9 öğrencinin “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan beraatine karar verdi.
- “Kamu Hizmetini Engelleme” Suçundan Beraat: Aynı şekilde, bu suçlamadan da tüm öğrenciler beraat etti.
- “Görevli Memura Mukavemet” Suçundan Beraat: Öğrencilerden Caner Perit Özyurt ve Elifnur Kızılhan hakkında açılan “görevli memura mukavemet” davasında da beraat kararı verildi.
- “Üniversite Malına Zarar Verme” İddiası ve Disiplin Cezası: Pankart direklerinin sökülmesi eylemi nedeniyle “üniversite malına zarar verme” iddiasıyla yargılanan iki öğrenci hakkında ise mahkeme, savcılığın talebi doğrultusunda dava açılmamasına ve sadece “uyarı cezası” verilmesine hükmetti. Bu, ceza hukuku anlamında bir mahkumiyet olmayıp, idari bir tedbir niteliğindedir.
Bu karar, öğrencilerin bir kamu görevlisini hedef almadığı, sadece bir şahsın tartışmalı görüşlerini protesto ettiği yönündeki savunmalarını destekler niteliktedir. Uzun süren yargılamanın ardından çıkan beraat kararı, hem öğrenciler hem de sivil toplum kuruluşları tarafından olumlu karşılandı.

