Almanya’nın ana muhalefet partisi Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz, mevcut uluslararası düzenin sona erdiğini ve yeni bir transatlantik ortaklığın kurulması gerektiğini savundu. Merz, bu radikal değişim çağrısını, Çin’in yükselişi ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali gibi küresel gelişmeler ışığında yaptı ve Almanya’nın dış politikasını “naif” olmakla eleştirdi.
Bild am Sonntag gazetesine verdiği mülakatta konuşan Merz, küresel jeopolitik dengelerin kökten değiştiğini belirterek, özellikle Ukrayna Savaşı ile birlikte Almanya’nın dış politikasının gerçeklerden uzak olduğunun anlaşıldığını ifade etti. Avrupa’nın kendi güvenliğinde daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Merz, Birleşik Devletler ile askeri iş birliğinin güçlendirilmesinin de elzem olduğunu dile getirdi.
Kim Konuştu?
CDU Lideri Friedrich Merz
Açıklamaları yapan kişi, Almanya’nın en büyük muhalefet partisi Hristiyan Demokrat Birliği’nin (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz’dir. Kendisi, mevcut iktidar koalisyonunun eleştirel seslerinden biri olarak uluslararası politika ve güvenlik konularında sıkça görüş belirtmektedir.
Ne Söylendi?
“Uluslararası Düzen Artık Mevcut Değil”
Merz, söyleşisinde “Uluslararası düzen artık mevcut değil” ifadesini kullanarak, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan ve Soğuk Savaş’ın bitiminden sonra da devam eden küresel yapının işlevini yitirdiğini belirtti. Bu durumun, yeni bir uluslararası iş birliği çerçevesi gerektirdiğini vurguladı.
Yeni Transatlantik Ortaklık Çağrısı
CDU lideri, mevcut düzenin çöküşüne çözüm olarak “yeni bir transatlantik ortaklık kurmak” arzusunu dile getirdi. Bu yeni ortaklığın, ABD ile Almanya arasında daha güçlü askeri ve stratejik bağlar kurmayı hedeflediği anlaşılıyor. Merz, Avrupa’nın kendi güvenliğini sağlamada daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ve AB’nin savunma kapasitelerini artırmasının önemini de vurguladı.
Neden Bu Açıklama Yapıldı?
Küresel Değişimler ve Almanya’nın Konumu
Friedrich Merz’e göre, bu radikal değişim çağrısının temelinde iki ana faktör yatıyor:
- Çin’in Yükselişi: Merz, Çin’in dünya sahnesindeki giderek artan etkisinin mevcut düzeni derinden sarstığını belirtti.
- Rusya’nın Ukrayna’yı İşgali: Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın, Avrupa’nın güvenlik mimarisini kökten değiştirdiğini ve Almanya’nın uzun süredir takip ettiği dış politika yaklaşımlarının “naif” olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Bu bağlamda, Almanya’nın özellikle enerji ve savunma politikalarında Rusya’ya bağımlılığının yanlış bir strateji olduğu ima edildi.
Neler Yapılması Gerekiyor?
Önerilen Adımlar
Merz, yeni uluslararası düzenin inşası için atılması gereken adımları da sıraladı:
- ABD ile Askeri İş Birliğini Güçlendirmek: NATO çerçevesinde ve ötesinde, Birleşik Devletler ile askeri kapasitelerin ve stratejik planlamanın entegrasyonunun artırılması.
- Avrupa’nın Daha Büyük Rolü: Avrupa Birliği’nin kendi savunma ve güvenlik politikalarını güçlendirmesi, kendi kendini savunma yeteneğini artırması.
- Berlin, Paris, Londra ve Washington Arasında Yakın İş Birliği: Bu dört başkentin liderliğinde daha entegre bir dış ve güvenlik politikası yürütülmesi. Bu, İngiltere’nin AB’den ayrılmasına rağmen Avrupa güvenliğindeki stratejik öneminin altını çizmektedir.
Merz’in açıklamaları, Almanya’nın ve genel olarak Avrupa’nın, değişen küresel dinamikler karşısında dış politika ve güvenlik stratejilerini yeniden değerlendirmesi gerektiği yönündeki artan tartışmaların bir yansıması olarak görülüyor. Bu, aynı zamanda, Alman siyasetinde savunma ve dış politika konularında daha gerçekçi ve pragmatik bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği çağrılarının da bir göstergesi.

