Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metnine imza atan sanatçı, akademisyen ve gazetecileri hedef alan sözlerine sinemacı Müfit Can Saçıntı’dan sert bir yanıt geldi. Saçıntı, Tekin’in açıklamalarına sosyal medya üzerinden Yunus Emre’nin “Kalsın benim davam, divana kalsın” dizeleriyle gönderme yaparak, laiklik savunucularına yönelik eleştirileri kınadı.
Saçıntı, Bakan Tekin’in laikliği kendi tanımlarına göre savunanları sorgulamasını eleştirerek, kendilerinin laikliği neden savunduklarını açıkça belirtti. Bu karşılıklı açıklamalar, Türkiye’de süregelen laiklik ve eğitim politikaları tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Laikliği Birlikte Savunuyoruz: Tartışmanın Arka Planı
“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metni, Türkiye’deki laiklik ilkesinin önemine dikkat çekmek amacıyla geniş bir kesimden sanatçı, akademisyen, gazeteci ve aydının bir araya gelerek imzaladığı bir bildiriydi. Metin, laik eğitimin ve kamusal alanda laik yaşamın korunması gerektiğini vurguluyordu. Son dönemde eğitim müfredatında yapılan değişiklikler ve sivil toplum kuruluşlarıyla imzalanan protokoller, bu metnin ortaya çıkışında önemli rol oynamıştı.
Bakan Yusuf Tekin’in Açıklamaları Ne Oldu?
Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, söz konusu metne imza atan kişileri “belli bir zihniyetin laiklik tanımını savunanlar” olarak nitelendirmişti. Tekin, bu kesimin laikliği sadece kendi çocukları ve çevreleri için savunduğunu ima ederek, onların “akademik ve entelektüel duruşlarını” sorgulayan ifadeler kullanmıştı. Bu açıklamalar, laiklik savunucularından büyük tepki çekmişti.
Müfit Can Saçıntı’dan Bakan Tekin’e Sert Yanıt
Müfit Can Saçıntı, Bakan Tekin’in bu sözlerine sosyal medya hesabından bir dizi açıklamayla karşılık verdi. Saçıntı’nın yanıtı, sadece bir eleştiri değil, aynı zamanda laiklik ilkesinin neden vazgeçilmez olduğunu vurgulayan güçlü bir duruş sergiledi.
- Yunus Emre’ye Gönderme: Saçıntı, “Kalsın benim davam, divana kalsın” dizeleriyle başlayarak, kendi davasının adil bir yargıya tabi olacağını belirtti. Bu, Tekin’in açıklamalarına karşı hukuki ve vicdani bir meydan okuma olarak yorumlandı.
- Laiklik Savunmasının Gerekçesi: Saçıntı, laikliği neden savunduklarını somut örneklerle açıkladı: “Biz laikliği, tarikat yurtlarında gençlerin taciz edilmemesi için savunuyoruz! Çocukların cinsel obje haline getirilmemesi için savunuyoruz! Kız çocuklarının okula gönderilmemesi için savunuyoruz!” Bu ifadeler, laiklik ilkesinin toplumsal güvenlik ve çocuk hakları açısından taşıdığı önemi vurguladı.
- Eğitim Protokollerine Eleştiri: Saçıntı, Bakan Tekin’in laiklik savunucularını hedef alırken, milli eğitim müdürlükleri ile çeşitli vakıf ve dernekler (TÜGVA, TÜRGEV, Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti gibi) arasında imzalanan protokolleri sorgulamamasını eleştirdi. Saçıntı, “Siz bu protokolleri sorgulamak yerine laikliği savunanlara ‘terörist’ demeye çalışıyorsunuz!” diyerek, hükümetin eğitim politikalarına sert tepki gösterdi.
- “Sözde Bakan” İfadesi: Saçıntı, Bakan Tekin’i “sözde bakan” olarak nitelendirerek, onun makamının sorumluluklarına uygun davranmadığını ima etti. Bu ifade, Saçıntı’nın Tekin’in açıklamalarına duyduğu derin hayal kırıklığını ve öfkeyi yansıttı.
- Sanat ve Laiklik Bağlamı: Kendisinin bir sanatçı olduğunu hatırlatan Saçıntı, yaşamı boyunca sanatı ve laikliği savunmaya devam edeceğini vurguladı. Bu, sanatın toplumsal meselelere duyarlılığı ve laikliğin kültürel yaşamdaki yeri açısından önemli bir mesajdı.
Müfit Can Saçıntı’nın bu keskin yanıtı, eğitimde ve kamusal alanda laiklik ilkesinin uygulanışına dair süregelen tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Kamuoyu, bu açıklamaların ardından gelişecek yeni tartışmaları ve tepkileri merakla bekliyor.

