Eski ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi’ndeki İsrail-Hamas çatışmalarının ve rehine krizinin sürdüğü kritik bir dönemde dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Trump, Gazze’de tutulan “son rehinenin cesedini kurtardıklarını” iddia etti. Bu açıklama, bölgedeki karmaşık insani ve siyasi durumu bir kez daha gündeme taşıdı.
Trump’ın, “Biz kurtardık” şeklindeki ifadesi, bu operasyonun mahiyetine ve arkasındaki güçlere dair çeşitli soru işaretlerini beraberinde getirdi. Eski başkanın açıklamasında, bu eylemin ne zaman ve hangi koşullar altında gerçekleştirildiği, hangi kurumlar veya ülkelerin dahil olduğu gibi detaylara yer verilmediği kaydedildi. Bu durum, iddianın uluslararası kamuoyundaki yansımalarını ve bölgedeki taraflar üzerindeki olası etkilerini merak konusu yaptı.
Trump’ın Açıklamasının Arka Planı
Donald Trump’ın bu iddiası, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarıyla başlayan ve Gazze’de geniş çaplı bir çatışmaya dönüşen olayların ardından geldi. Hamas, saldırılar sırasında yüzlerce kişiyi rehin alarak Gazze Şeridi’ne götürmüştü. Bu rehinelerin akıbeti, hem İsrail hem de uluslararası camia için en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmişti.
Çatışmalar süresince, bazı rehineler serbest bırakılırken, bazılarının hayatını kaybettiği açıklanmıştı. Kalan rehinelerin durumu hakkında ise belirsizlik devam ediyordu. Trump’ın “son rehinenin cesedini kurtardık” ifadesi, rehinelerle ilgili yürütülen diplomatik ve askeri çabaların yeni bir aşamasına veya bilinmeyen bir operasyona işaret edebilir.
Kim Kurtardı?
- Açıklamayı Yapan: Eski ABD Başkanı Donald Trump.
- İddia Edilen Eylem: Gazze’deki son rehinenin cesedinin kurtarılması.
- Sorumluluk Vurgusu: Trump’ın “biz” ifadesini kullanması, eylemin ABD bağlantılı bir çaba olduğunu düşündürüyor. Ancak bu konuda detay verilmedi.
Gazze’deki Rehine Durumu ve Uluslararası Çabalar
7 Ekim saldırılarında 250’den fazla kişinin rehin alındığı tahmin ediliyor. Bu kişilerin bir kısmı geçici ateşkesler ve esir takasları aracılığıyla serbest bırakıldı. Özellikle Kasım 2023’teki bir haftalık ateşkes sırasında 100’den fazla rehine serbest kalırken, İsrail de buna karşılık yüzlerce Filistinli mahkumu serbest bırakmıştı.
Ancak, hala Gazze’de tutulduğuna inanılan yaklaşık 100 rehinenin yanı sıra, bazı rehinelerin öldüğü ve cesetlerinin Gazze’de olduğu da biliniyor. İsrail, kalan rehinelerin serbest bırakılması için hem askeri operasyonlar yürütüyor hem de uluslararası arabulucular aracılığıyla diplomatik görüşmeleri sürdürüyor. ABD, Katar ve Mısır gibi ülkeler, rehine takası ve ateşkes görüşmelerinde aktif rol oynayan başlıca aktörler arasında yer alıyor.
Siyasi Yansımalar ve Trump’ın Rolü
Donald Trump’ın, özellikle 2024 ABD Başkanlık seçimleri öncesinde, Orta Doğu politikaları ve uluslararası güvenlik meselelerine sıkça değindiği biliniyor. Başkanlığı döneminde İsrail-Filistin meselesinde önemli adımlar atmış, özellikle Abraham Anlaşmaları ile bölgedeki diplomatik dengeyi değiştirmişti. Bu tür “kurtarma” iddiaları, hem kendi tabanına mesaj verme hem de mevcut ABD yönetimine karşı bir eleştiri veya üstünlük göstergesi olarak yorumlanabilir.
Trump’ın bu açıklamasının, İsrail hükümeti, Hamas ve uluslararası kuruluşlar tarafından nasıl karşılanacağı merak konusu. Böyle bir iddianın doğruluğu ve detayları, bölgedeki mevcut gerilimi daha da artırma veya yeni diplomatik girişimlere zemin hazırlama potansiyeli taşıyor.

